12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
KAMUFLENMİŞ RUHLAR
04.02.2010 22:13

Hayatın bulaşık makinesinde yıkanmış metal bedenler,küçük gelir ruhumuza ve her geçen gün daha da kirleniyor artık…

Savrulan yangınlara yağmur olamıyorsa ruhumuz yansın bu yaban,kiremit kafalı bedenlerimiz.

Hangi geceye sakladığımızı bilemediğimiz bir rüyaya adanıp,yarını bir gecede imkansızca ve amansızca süsleriz. Ve o gece gelip bizi bulduğunda sendeleyip,başımızı yastığımızın altında çıkaramayıp, kendimize ait yarının bir düşten uzak olmadığını ve ruhumuza bir nebze de olsa umuda boğduğumuzu anlayıp,sabahın ilk ışıklarıyla tokat gibi uyandığımızı fark ederiz.

Meğer o kadar ucuz bir ruhumuz var ki; sığmıyor bedenimize,sığmıyor gecelere… 

Asırların son demlerindeyiz oysa,şimdi sığdıramayacaksak ruhumuzu şu bedenlere artık  ölüdür tüm ruhlar, kıyametin kopmasına ne fayda, bu çelimsiz ruhlar cehennemdir nasıl olsa…

Hep ıskalayarak kaybettiğimiz yıllar, öldürücü bir yumruk gibi ruhumuza işlemeye devam ederken,yıprattığımız bunca zamanın neresinden dönersek kara geçeceğimizi hesaplayarak,avutmaya çalışırız ruhumuzu.

Işığı sönmüş ruhumuzun kapısından çıkmak artık an meselesidir oysa…

Boşa koyduğumuz bir vitesle ruhumuzu artık kontrol edemeyecek, beynimizin kumandası çalışamayacak, bacaklarımız birbirine karışacak ve yürümeyecek bir değirmenle yarınları düşlemeye devam edeceğiz.

Yanıp,sönen ruhumuza dur diyebilecek tek bir mermi kalmıştır kabzamızda.

Yaşamımız boyunca istediğimiz tüm şeylerden vazgeçmek,yani sıfırlamak düşlerimizi ki bu da bir intihardır… 

Yalanla düşleri ziyan edip,kamufle ettiğimiz ruhumuz sığmadı hiçbir ütopyaya, bedenimizin kanını emerken en süslü düşler, farkına varılmadı metruk çırpınışlarımızın…

Üzerine giydirilen beyaza doymayan dağlar gibidir ruhumuz.

Yine bir kar yağışına bahane tutuyor bizi, sınırları olmayan, toprağı içine alan okyanuslar gibi dalgalandıkça derinleştiriyor toprağımızdaki yaraları.Dünyanın bir gün denizde boğulacağı gibi,çırpınıyor, hayata kalmak için.Esarete dönüştürdüğümüz ruhumuza hakim olmayı öğrenmek düşüncelerimizin haritasında geçer ve bu haritayı bölük pörçük etmeden,düşüncelerimize sınırlar koymadan, sınırlı bir haritayı zihnimizde oluşturabilmeli. İşe çocukluğumuzdan itibaren başlayabiliriz mesela; ruhumuzu pervasızca molozlaştıran nedenlere, ilk arkadaşlıklarımıza,ilk kavgalarımıza ve ilk oyunlarımıza inebilmeli.Her insanın çocukluğu,bireye göre başka anlamlar taşır,kimisi gıpta ile hatırlarken kimisi hem gıpta hem de acımayla anımsar çocukluğunu. Kendimizi geçmişimizle sorgulamadan,paradigmalarımızın çelişkilerinde diyalektiği kuramazsak eski ruhumuza geri dönmek elbette güç olacaktır.

Şimdi her şeyi bir kenara koyup, gecelerce çukurlaştırdığımız yastığımızı değiştirip,yarına olan umutları her geçen gece karanlığa atıp,sabahları Güneşle gerçeği oynamalı.Bilinç altımızdaki ahlaksızlığı ruhumuzdan def edip, kahvaltı çayının verdiği keyifle bedenimize uygun bir ruh dilini oluşturabilmeli…

Ve bundan sonra artık, zamanın ibresi daha geç dönecektir, yalansız düşlerimize.

Nadasa çekilen bedenimiz yenilenen ruhuyla, artık daha verimli hareket edecek sonsuz ütopyalara…

Bu yazı toplam 687 defa okunmuştur
Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Bu yazıya toplam (3) yorum eklenmiştir.
ismail
06 Şubat 2010 Cumartesi 12:51
serok adnan
herbiji adnan bu hakkari seninle gurur duyuyor. geleceğin gazetecisi.
vedat taş
06 Şubat 2010 Cumartesi 02:45
slm
adnan abi yine harikasın her zaman olduğu gibi çok beğendim yazını hakkaride yükselen bir şahsiyetsin seni ailecek seviyoruz...
zilan
05 Şubat 2010 Cuma 12:38
güzel olmuş
insanoğlunun ruhu her zaman karmaşık ve her an değişime girebilecek düzeydedir.bu yüzden ruhumuza sahip çıkmalıyız yazın güzeldi tebrik ederim..
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR
Röportaj
POSTA LİSTESİ
_self
ANKET
Sizce AKP'nin Çıkarmaya Çalıştığı Anayasa Değişiklik Paketi TBMM'den Geçer mi?
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
10 / 31 °C
İzmir
20 / 34 °C
Hakkari
14 / 31 °C
İstanbul
22 / 28 °C
3