12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
SENDİKAL HAREKET VE TEKEL DİRENİŞİ
23.01.2010 16:06

Tekel işçilerinin Ankara’da başlattıkları ve 39 gündür Türkiye’nin çeşitli illerinde devam eden eylemsellikleri, en son açlık grevi ve ölüm oruçlarıyla devam edeceğe benziyor.

Türk İş’in önünde devam eden bu direniş Türkiye İşçi Sendikalarının, son dönemlerde hiç göremediğimiz bir emek mücadelesi olarak mevcut iktidarı ala bildiğine zorlayacaktır.  

Çalışma ve toplum hayatımızda önemli bir güç olarak sendikal hareket Türkiye’nin ve dünyanın geniş bir örgütlenme alanına sahip oldukları bilinmektedir. Sendikal örgütlenme özellikle 18. yüz yılın ikinci yarısında İngiltere de ortaya çıkan ve sanayileşme sürecinin sonucunda doğmuştur. Sanayileşme ile insanlığın yerleşik yaşama geçişini sağlayan, Tarım Devriminden, Sanayi Devrimi aşamasına geçilir. Devrimin arka planında ticaret burjuvazisi bulunmaktadır.  Daha sonraki gelişmeler modern çalışma yaşamında üretim ilişkilerinin burjuvazi ve proletarya olmak üzere iki sınıfı ortaya çıkarır.

Kapitalizmin işçi sınıfı üzerindeki baskı ve sömürüsü işçilerin bir araya gelişini ve sendikalarda örgütlenmesi sürecini hızlandırır. Birinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan ekonomik kriz Avrupa’daki otoriter ve faşizan yönetimlerin güç kazanması sendikal örgütlenmeyi geriletir. İkinci Dünya Savaşı sonrası, Sosyal Devlet olgusunun serpilip gelişmesi, sendikal faaliyet alanlarını genişletmiş ve sendikal örgütlenmenin gelişmesine güç katmıştır.

Türkiye de 1960 yılından sonra, sendikalar siyasal, hukuksal ve ekonomik açıdan olumlu koşular altında büyük gelişmeler kat etmiştir. Toplumumuzda sendikaların ve sivil örgütlemelerin etkin olması gerici iktidarlar üzerinde baskı grupları olarak ortaya çıkmıştır.

Özellikle 12 Mart ve 12 Eylül askeri müdahaleleri sonrasında sendikalar hedef olarak seçilmiş sendikaların kapılarına kilit vurulmuş ve yöneticilerini ceza evlerine gönderilmiştir. Ancak çalışanların örgütlenme alanındaki faaliyeti durmaksızın devam etmiştir. 2009 yılında Türkiye ekonomik sosyal ve politik sorunlara çözüm bulamamış, değişik süreçlerde farklı sorunları ortaya çıkarmıştır. Ve bu süreç gerek Kürt sorunun serpilip gelişmesi, gerekse emek cephesinde meydana gelen olumlu gelişmeler, AKP iktidarını adeta krize sokmuştur. AKP 8 yıldır iktidarda olmasına rağmen 12 Eylül Anayasasını değiştirememiş, demokratikleşme adı altında Türkiye’yi kendi politik ihtiyaçları doğrultusunda değiştirmeye ve dönüştürmeye koyulmuştur.

İstanbul da İtfaiye işçilerinin, Ankara da Tekel işçilerinin ve Türkiye’nin diğer illerinde de demokrasi ve hak taleplerinde bulunan milyonlara, başbakanın (Avucunuzu Yalarsınız) umursamaz söylemi, dikta ve faşizan yönetimlerde olabilecek görüntüler olarak not edilmiştir.

İnanıyoruz ki emek cephesinin genel grev kararı, söylemi bile iktidarın uykularını kaçırmış, bu söylem eyleme dönüşürse, iktidar ortada kalmayacaktır...

Bu yazı toplam 395 defa okunmuştur
Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Bu yazıya toplam (1) yorum eklenmiştir.
HAKKARİLİ
18 Şubat 2010 Perşembe 17:28
İŞİN DİĞER YÖNÜNE BAKALIM...
Sayın yazarım; bilindiği üzere ERGENEKON hareketi büyük bir çabayla mevcut hükümeti yıkmaya çalışıyor. Bu amaçla da her koldan saldırıyor. Burada Tekel işçilerinin haklılığına bir şey demiyorum ancak özellikle CHP ve ERGENEKONculara alet edilmeye çalışıldığı konusunda şüphelerim var.
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR
Röportaj
POSTA LİSTESİ
_self
ANKET
Sizce AKP'nin Çıkarmaya Çalıştığı Anayasa Değişiklik Paketi TBMM'den Geçer mi?
Foto Galeriler
Video Galeriler
HAVA DURUMU
Ankara
10 / 31 °C
İzmir
20 / 34 °C
Hakkari
14 / 31 °C
İstanbul
22 / 28 °C
3